Masal

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal ilken, pireler berber iken,  dünyada bir tarihte çıplak krallar ve maskesiz tanrılar yaşarmış.

Kullarını ayırırlarmış;

“Sen cennete,sen cehenneme”

Buğdayın anavatanı..

Aradan geçen onbinlerce yıl sonra başka diyarlardan saman gelmeye başlamıştı buğdayın anavatanına.

Oysa daha yeni saban ve boyunduruklar köhnemiş ahırların dip köşelerine konulmuşlardı.

Yoksul ve çorak bozkırlarda, Toroslardan Zağroslara dağlarda yanmıyordu artık çoban ateşleri.

Şehirler metropollere dönüşürken, martı seslerine karışan motor ve kurşun gürültüleri arasında
biri haykırıyordu olanca gür sesiyle;

“Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız”!

Başka bir yeryüzü..

Gdzie jest general…

generaller buğday tohumunu bilmezler.

Dut kurusu ve bir godik arpa..


” 
Ve eğer güneş yiterse ansızın..

Yiter ve ışımazsa bir daha;

Bize ışık için cehennemden

gidip alev getiren biri çıkar mutlaka.”

İVAN VAZOVBir Tek Işıktır Sonsuz Olan’dan