Açlık

Made by imperialism.!!

Ahlak beyaz bir yalandır.

Sanat için

heykelleri yıkın.!

Bir şiir..

Beklesem

 

Biri var, nasıl konuşursa, herkesin
öyle düşünmesini ister
Sfenks demiştim daha önce
yanıldım
bir soytarıydı
her nasılsa tarihe sızan

Beklesem
unuturdum uçurumların dilini
ve ömrümün bütün karşılığı
ödünç alınan bir umut olurdu
ki şimdi onu da yitirmiş
kurtuluş parkında bekleyen biri
......................................

Biri var, kurtuluş parkında ordadır akşamları
birini bekler gibi durur, üşümüş gibi biraz da
Acemidir, ikide bir kaçırır bakışlarını
ve korkuyla harelenen gözleri
haylaz çocukların kırdığı sokak lambasıdır
Tedirgin, solgun, ikircikli sesiyle ses verir
-Yerin varsa iyi olur, bir de çok hırpalamazsan

Suyu kurumuştur kuyunun çıkrık boşuna dönüp durur
unutmuş sevinebilmeyi, gülümsemeyi unutmuş
biliyor seçtiği adın kendine hiç yakışmadığını
sımsıcak sarılmayı unutmuş, bilmiyor öpmeyi
Kenti bir uçtan bir uca yürüyebilmek
sevdiğinin kolunda bulutlara bakarak
-Boşver bunları diyor, karşılığı yok yaşamda

Biri var, kurtuluş parkının oradadır akşamları
bir söz bulunsa eskimemiş, sessiz bir söz
sabaha kadar konuşulsa yine de hiç bitmese
yalnızlığını unuturdu belki, üşümeyi unuturdu
bir yıldız gibi gülerdi şafak sökerken
söylediği türkünün kıvrımlarında bir yangın
tutuştururdu bütün kenti, kül ederdi

Beklesem
bütün öyküsünü alırdım
eskimemiş bir sözün gülümseyişiyle

Biri var
bütün gün lunaparktadır ve kenti
götürüp koyar aynaların karşısına

Beklesem
bütün soytarıları görürdüm
her nasılsa tarihe sızan

Ahmet Telli
Saygıyla...

insan yasası


İNSAN YASASI

 

Carlos Heitor Cony için

 

MADDE I

Bu yasaya göre

önemli olan gerçektir bundan böyle

önemli olan yaşamdır

el ele verip

gerçek yaşam için çalışılacaktır.

 

MADDE II

Bu yasaya göre, iş günlerinin

bulutlu Salıların bile

bir Pazar sabahı olmaya hakları vardır.

 

MADDE III

Bu yasaya göre

günebakanlar olacaktır her pencerede

günebakanlara da tanınmıştır

gölgede açma hakkı;

pencereler bütün gün açık tutulacaktır

umudun boy attığı yeşilliğe.

 

MADDE IV

Bu yasaya göre

insan, insana kuşku duymayacaktır.

İnsan, insana güvenecektir artık

rüzgâra güvenen ağaç gibi,

havaya güvenen rüzgâr gibi,

göğün mavi tarlasına güvenen hava gibi.

 

PARAGRAF I

İnsan, insana güvenecektir

çocuğa güvenen çocuk gibi.

 

MADDE V

Bu yasaya göre, kurtulmuştur insanlar

yalanların boyunduruğundan.

Kimse kuşanmak zorunda değildir artık

sessizliğin zırhını,

sözcüklerin silahını.

Sofradaki insana

tatlıdan önce gerçek verilecektir.

 

MADDE VI

Bu yasaya göre

gerçekleşecektir peygamberin düşü:

kurt, kuzuyla otlayacaktır

ne tad alırlarsa yediklerinden

aynı tadı alacaklardır yine.

 

MADDE VII

Bu yasaya göre

doğruluk ve aydınlık hüküm sürecek

ve insanların içinde dalgalanan

cömert bir bayrak olacaktır mutluluk.

 

MADDE VIII

Bu yasaya göre, en büyük acı

bitkide çiçek mucizesi yaratan şeyin

su olduğunu bilip de

sevgi verememek olmuştur ve olacaktır

sevgi arayan kimseye.

 

MADDE IX

Bu yasaya göre

alınteri taşıyacaktır ekmek.

Ama her şeyin üstünde, her şeyden önce

sevginin ılık tadını taşıyacaktır.

 

MADDE X

Bu yasaya göre, herkes

ne zaman dilerse giyebilecektir

bayram giysilerini.

 

MADDE XI

Bu yasaya göre

seven hayvandır insan

güzeldir,

seher yıldızından bile güzeldir.

 

MADDE XII

Bu yasaya göre

buyruk yoktur artık, yasak yoktur.

Her şeye izin verilmiştir,

gergedanlarla bile oynayabilir insan

ve ikindi üstü yürüyüş yapabilir

elinde kocaman bir begonyayla.

 

PARAGRAF II

Bir tek şey yasaklanmıştır:

sevip de sevgi duyamamak.

 

MADDE XIII

Bu yasaya göre, artık

satın alamayacaktır kimse

doğacak güneşleri.

Korkunun sandığından çıkarılacak

ve bir dostluk kılıcı olacaktır para,

gelecek günleri kutlama hakkını,

şarkı söyleme hakkını savunacaktır.

 

SON MADDE

Bu yasaya göre

yasaklanmıştır özgürlük sözcüğünü kullanmak,

ağzın aldatıcı pisliğinden

ve sözlüklerden kaldırılacaktır.

Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte

diri ve saydam bir şey olacaktır özgürlük

ateş gibi, ırmak gibi,

bir buğday tanesi gibi,

ve insan yüreğine yerleşecektir.

 

Thiago De MELLO

Çeviren : Ülkü TAMER

saygıyla

 

Masal

Bir varmış bir yokmuş,

evvel zaman içinde,

kalbur saman içinde,

develer tellal ilken,

pireler berber iken,

dünyada bir tarihte ve bir yerlerde,

çıplak krallar ve maskesiz tanrılar yaşarmış.

Kullarını ayırırlarmış;

“Sen cennete, sen cehenneme”